Referans Referans Referans Referans


ATİB GN. BŞK.YRD. TİBYAN TAŞKIN:

"Dünya' nın Birçok Bölgesinde Türklere Yönelik Saldırılar Devam Ediyor!.."

Masum iki Türk yurdu olan Doğu Türkistan’da ve Türkmeneli'nde son aylarda artarak devam eden terör ve şiddet olayları Avrupa Ülkelerinde yaşayan bizleri endişeye sevk etmektedir. Çin Halk Cumhuriyetinin 1949 yılında işgal ettiği ve bu süreden beri şiddetin, zulmün ve asimilasyonun her türlüsünü reva gördüğü Doğu Türkistan’da, Çinli güvenlik güçlerinin keyfi tutum ve davranışları neticesinde çatışma meydana gelmiş, çatışma sonucu 27 kişi hayatını kaybetmiştir.

Çin devleti yetkililer aracılığıyla çatışmanın yaşandığı yer ve ölü sayısı hakkında kısa bir bilgi geçmiş ancak detay vermekten kaçınmıştır. Öyle görünmektedir ki Çin devleti yaşanan bu çatışma olayı sonrası Doğu Türkistan halkı üzerinde etnik temizlik yapmak ve bölge halkını sindirmek adına yeni politikalar uygulayacaktır. Geçmişte birçok isim adı altında Uygurlar etnik temizlik kampanyalarına tabi tutulmuş bunun neticesinde binlerce insanımız idam edilmiş veya hapishanelerde hayatını kaybetmiştir.

Yerel yöneticilerin özellikle güvenlik güçlerinin Han Çinlisi olmayan unsurlara yönelik sergiledikleri haksızlık ve aşağılama gibi hakaretimsi davranışlardan ve keyfi baskılardan kaynaklanan olayların tüm bölgeye yayılacağı endişesi içindeyiz. “Arap Baharı” ve “Turuncu Devrim” gibi halk hareketlerinin arkasında yer alan küresel güçlerin bu tür olaylardan faydalanacağı ve masum gençlerimizi tahrik ederek kendi çıkarları doğrultusunda kullanacakları düşünülmektedir. Şu bilinmelidir ki, Doğu Türkistan bölgesi Çin’in yumuşak karnı durumundadır. Dolayısıyla bölgede yaşayan halkın sorunlarının bir an once çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması, bölgedeki halkın dini ve milli kimliklerinin korunması ve sosyal ve ekonomik ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanması ile mümkün olacağı gerçeği unutulmamalıdır.

ATİB - Avrupa Türk İslam Birliği olarak, küresel lider olmayı arzulayan Pekin Yönetimi’ni Doğu Türkistan halkının hak ve hukuklarına saygı göstermeye davet ediyoruz. Ayrıca başta Türkiye olmak üzere, BM'i, Türk Cumhuriyetleri’ni, İslam Konferansı’nı, arabulucu görevini ifa etmek üzere girişimde bulunmaya davet ediyoruz. Ayrıca problemlerin gündeme getirilmesi, çözüm bulunması için Doğu Türkistan kuruluşlarınının temsilcilerinden oluşan bir heyetin bölgeye davet edilmesini teklif ediyoruz. Bu heyetin bölgede yapacağı temasların huzur ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacağını ümit ediyoruz.

Doğu Türkistan’ın Turfan şehrinde vuku bulan çatışma ne yazık ki geçmişte yaşanan kötü olayların yeniden yaşanabileceğinin endişesini akıllarımıza getirmektedir. 2009 yılında Urumçi’de olanlar buna en yakın ve en basit örnek olarak durmaktadır. Şiddet ve şiddetin her türlüsünden uzak durma gayretinde olan Uygurlar Çin’in amansız ve acımasız politikaları nedeni ile yaşam mücadelesi vermektedir. Çin devletinin ve özellikle Doğu Türkistan’da Komünist Parti tarafından seçilerek göreve getirilen kişilerin şahsi tutumları neticesinde Doğu Türkistan’da yaşanan huzursuzluk gün geçerek artmaktadır. Güvenlik güçlerinden başlayarak devletin her kademesinde keyfi tutum ve uygulamalar bölge halkında zaman, zaman istenmeyen infial ve neticesinde şiddet eylemlerine neden olmaktadır.Doğu Türkistan işgal edildiği günden beri Çin için saklanması ve dünya kamuoyundan gizlenmesi gereken bir yer olmuştur. Böylelikle Uygurlar üzerinde her türlü sistematik şiddet ve asimilasyonu uygulayan Komünist Parti ve idarecileri bu günde bunu uygulamaktan geri durmamaktadır. Uluslararası gözlemcilerin bölgede tam olarak görev yapamaması ya da bölgeye sokulmaması Çin devletinin adeta resmi politikası olmuştur. Biz Doğu Türkistan adına dünya kamuoyunu bilgilendiren sivil toplum kuruluşlarının en çok endişe duyduğu ise geçmişte yaşanan etnik temizliğin yeniden yaşanmasıdır.ATİB olarak,Turfan bölgesinde yaşanan olayların takipçisi olamaya devam edeceğiz. Bölgeden alınan en küçük bir bilgiyi kamuoyuyla paylaşarak, Doğu Türkistan halkının hakkını koruma gayretinde olacağız. Yaşanan çatışmada hayatlarını kaybeden kardeşlerimize ALLAH’tan rahmet dileriz.

Yine hemen sınırlarımıza yakın, Irak'ın Selahaddin şehrine bağlı Tuzhurmatu ilçesinde aralarında Irak Türkmen Cephesi Genel Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu'nun da bulunduğu yedi Türkmen kardeşimiz katledilmişlerdir.Irak’ta Türkmen coğrafyasının demografisini değiştirme planına hız veren çevreler Türkmenlerin Irak’ta var olmasını istemeyen güçler, Türkmen bölgesinde güvenlik ortamını istikrarını bozmuş durumdadır. Irak’ın kuzeyindeki Türkmenler, Tuzhurmatu şehrinde Türkmenleri hedef alan ve son olarak Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu ve 7 Türkmen katledilmiştir. Bu konuda Irak merkezi hükümeti Türkmenlerin can güvenliğini sağlamak için hiçbir ciddi tedbir almamaktadır. Başta Türkiye olmak üzere İslam Konferansı, Birleşmiş Milletler ve insan hakları grupları, Türkmenlerin can güvenliğinden sorumlu olan Bağdat hükümetini uyarmalarını istiyoruz. Irak hükümetinin gerekli önlemleri almamasından dolayı, bugüne kadar 30 aşkın saldırıda 500′den fazla Türkmen öldürülmüştür..

ATİB olarak, Doğu Türkistanlı ve Türkmen kardeşlerimizin hakkını koruma gayretinde olacağız. Yaşanan olaylarda hayatlarını kaybeden kardeşlerimize ALLAH’tan cc rahmet dileriz.

Tibyan Taşkın
ATİB Gn. Bşk.Yrd.