Referans Referans Referans Referans


Radikalizmin Kıskacındaki Müslüman Gençlik ve Selefilik

ATİB Göppingen Türk Kültür Merkezi‘nin düzenlediği, “Radikalizm Kıskacındaki Müslüman Gençlik ve İslam Tarihinde Selefilik“ adı altındaki konferansa çevredeki Türklerden yoğun bir ilgi vardı.

ATİB camiasından ve diğer kardeş kuruluşlardan katılanların yanısıra, ATİB Bölge Başkanı Davut Özyurt, ATİB GYK üyeleri Abdülcelil Akyüz, Ünal Göktaş, ATİB Gençlik Kolları Başkanı Serdar Düzgün, ATB Genel Başkanı Erol Yazıcıoğlu ve işadamları iştirak etti. Sunuculuğunu Birol Ayhan‘ın yaptığı konferans, din görevlisi Hidayet Karahan’ın Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Daha sonra Göppingen Teşkilatı Başkanı Doğan Tufan misafirleri selamlayan bir konuşma yaptı.


Selefilik üzerine yaptığı konuşmada, İlahiyatcı Servet Mercan özet olarak şu konulara temas etti:

"Suudi Arabistan’da başlayıp, bilhassa Avrupa ve günümüzde Türkiye’ye kadar gelen Vahhabi akımı, bu ismin tepki çekmesi hasebi ile son yıllarda kendilerini Selefiler olarak tanıtarak, Ehli Sünnet Müslümanları kandırmaya devam ediyorlar“dedi ve söyle devam etti: Vahhabiler, mezarlar üzerine türbe, camilere minare yapmak, kaşık ile yemek bid’attir diyorlar. Kerbela’daki Hazreti Hüseyin’in türbesini yıkıp, içindeki milyonlar değerinde kıymetli eşyayı yağma ettiler. Taif şehrini yakıp, yıkıp, kadın çocuk demeyip, Ehl-i Sünnet müslümanları öldürüp mallarını yağma ettiler. Buhari ve Müslim gibi en kıymetli kitaplar, birçok hadis, fıkıh ve her fenden binlerce kitap, ayaklar altında kaldı. İçlerinde Kur’an-ı Kerim de vardı. Korkudan bunları kimse kaldıramıyordu. Yerleri bile kazıp mal aradılar. Şehri yangın yerine çevirdiler. Mekke-i Mükerreme’deki türbeleri yıktılar. Mevlidinnebi olan evi Hazreti Ebubekir ile Hazreti Ömer’in ve hazreti Fatıma’nın mevlidleri olan mübarek yerleri yıktılar. Müezzinlerin ezandan sonra salat ve selam okumalarına şirk dediler.”


Yazar Mahmut Aşkar,“Son zamanlarda Avrupa’daki Müslüman Göçmenlerin karşı karşıya oldukları en önemli konulardan birisi; İslamafobi olarak bilinen İslam korkusu, karşıtlığı hatta düşmanlığıdır. Diğeri ise; genç kuşakların radikal örgütlerin tuzağına düşme tehlikesidir“ dedi.

Konuşmasının devamında; burada yetişen gençler arasında aşırı dini gruplara ve radikal örgütlere duyulan yakınlığın, giderek artmasının altında yatan sebepler üzerinde duran Aşkar, „Yerli toplumun İslam dinine mensup gençleri dışlaması, ailelerin ilgisizliği kadar, ailevi problemler ve anadilin zayıflamasına paralel olarak, kökkültürle olan bağların da giderek zayıflaması sonucunda gençler, radikal örgütler tarafından kandırılmaktadır“ dedi.

İlgiyle dinlenen konferansın sonunda Mahmut Aşkar şu konulara dikkat çekti:

-Avrupa’da yetişmekte olan yeni nesil Türklerin en hayati iki meselesi var. Bunlardan birisi kimlik, diğeri ise kişilik konusudur. İçiçe geçmiş bu iki konuyu birbirinden bağımsız düşünmek veya çözmeğe kalkmak mümkün değildir.
-Kültürel değerlerden arındırılmış bir din anlayışı, gençleri her türlü aşırılığın kucağına itmektedir.
-Derneklerimizde türkülerimize, folklorumuza, edebiyat ve sanata daha çok yer verin.

ATİB Genel Başkanı Baş Danışmanı, Gazeteci Yazar Mahmut Aşkar‘ın dikkatle dinlendiği program 4 saate yakın sürdu. Program sonrası Mahmut Aşkar‘ı bırakmayan vatandaşlardan ancak özür dileyerek yapacagı uzun dönüş yolculuğunu sebep göstererek saat 13 de başlayan proğramdan 17. 30 da ayrılabildi. Program sonunda Göppingen başkanı ve idarecilerinin sunduğu ikram ise bir başka güzellikteydi. Bu güzel proğramdan dolayı, konuşmacılara, Doğan Tufan‘ın şahsında yönetim kuruluna ve misafirlere nefis yemek ikramında bulunan Göppingen Kadın Kollarına Teşekkür edildi.