KUR’AN – I KERİMİN İNİŞİ, YAZILIŞI, MUHAFAZASI, CEM’İ VE TERTİBİ PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 10 Şubat 2010 08:08

Saygı değer okuyucu !

Kur’an ı Kerim, İslam’ın en son peygamberi Hz.Muhammede(s.a)Cebrail adındaki melek vasıtasıyla indirilen

Allah kelamıdır.”Ne yücedir O Allah ki,bütün alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna(Hz.Muhammed ‘e “Fürkan’ı “ Kuran

İndirmiştir.” Fürkan suresi ayet : 1 “ İslam peygamberi Hz.Muhammed(s.a),M.S.610 yılında kırk yaşında iken nur dağındaki

Hıra mağarasında Rabbine ibadet ve tezekkür ederken Alak suresinin ilk beş ayetinin inişiyle risalet görevini üstlendi.Yirmi üç

yıllık peygamberlik görevi sırasında hadiseler vuku buldukça,problemler doğdukça ayet-ayet,sure-sure peyder pey nazil olan

Kur’an-ı Kerim, yirmi üç yılda tamamlanmıştır.Kur’an-Kerim,insan kelamını aciz bırakan Yüce Allah’ın kelamıdır.peygamber

Devrinde on’a inanan ashabı,her vahiy geldiğinde resulün etrafında toplanırlardı.Peygamberimiz,gelen ayet veya sureyi onlara

Yazdırır,ezberlettirir ve başkalarına da öğretmeleri talimatını verirdi.Her gelen vahyi yazmakla görevlendirdiği ashabına Vahiy

katipleri denir. Vahiy gelince peygamberimiz ,Vahiy katiplerini toplar gelen ayetin hangi sureye,hangi ayetin yanına yazılacağını

cebrailin işaretiyle yerini tayin eder,yazdırır,ezberlettirir ve başkalarına da öğretmeleri talimatını verirdi.Bir nüsha resülullah’ın

yanında,birer nüsha da vahiy katiplerinin yanında muhafaza edilirdi..


 

.

İbn i Nedim,Fihrist adlı eserinde resülullah devrinde Kuran’ı yazıp ezberleyen,toplayan sahabe isimlerinden bahsetmektedir:

Hz.Ali,Sad ibni Abid ,Muaz ibni cebel ,Zeyd ibni Sabit,Abdullah ibni Mesut,Ali bin ebi talip,Osman bin Affan,Ebi Bekir Sıddik,

Ömer ibni Hattab,Amr ibni As , Ayşe,Hafsa ve Ümmü Seleme hazretleri gibi.

Peygamberin,her gelen ayeti hangi sureye hangi ayetin yanına yazılacağını söyleyerek yazdırmasına,ezberlettirmesine ve

başkalarına da öğretilmesi talimatını vermesine delil olarak Ömerin,kız kardeşi fatıma ile eniştesi Zeydin evine baskın yaptığında

Zeydin ve eşinin içeride kur’an okuyor olmaları gösterilmektedir .Bu olay gösteriyor ki,gelen ayet hangi sureye hangi ayetin

Yanına yazılacağı vahyin işareti ve peygamberin direktifiyle yazılır,ezberlenir,başkalarına da öğretilirdi.

Kur’anın inen her ayeti,Müslümanların kalplerine yepyeni bir hayat bahşederdi.O’nun için Müslümanlar,gelen her ayeti öğrenmek

İçin can atarlardı. Çünkü peygamberimiz,”sizin en hayırlınız,Kur’anı öğrenen ve öğreteninizdir.”buyurdu.Sahabe-i kiram,

Kur’an (İslam) uğruna mallarını.canlarını feda edip yurtlarını da terk ettiler.Kur’anın hidayet feyzinden bol istifadeye sarıldılar.

Ashaptan binlerce kişi,Kur’anı ezberlemiştir.Resülullah,Kur’anı dört kişiden öğrenin. Bunlar:Abdullah ibni Mesut,Salim,Muaz ve

Übey ibni Kabdır “buyurdu.Ayrıca Abu Bekir,Ömer,Osman,Ali,Talha,Abdullah ibni Ömer,Abdullah ibni Abbas da Kur’anı

Ezberleyenlerdendir.Kadınlardan :Hz.Ayşe,Ümmü Seleme ve Hafsa da Kuranı ezberleyenlerdendir.Bizzat peygamber’in

Hayatında vahiy nazil oldukça her ayetin hangi sureye ve hangi ayetin yanına yazılacağını cibrilin işaretiyle(vahye müstenit) vahiy katipleri

Tarafından yazılır,ezberlenir,başkalarına da öğretilirdi.Yine yazılı ayet ve surelerin birer nüshası hem peygamberin yanında hem de

Vahiy katiplerinin yanında mahfuz tutulurdu.Ancak peygamberin hayatında vahiy devam ettiği için yazılan ayet ve sureler iki yaprak

Arasında toplanıp Mushaf haline getirilmemiştir.Asr-ı Saadette (peygamberin hayatında)Kur’an-ı Kerim ayet ve sureleri tertipli

Olarak yazılmış,ezberlenmiş,baştan sona kadar ayet ve sureleri tertip olunmuştur.Resülullah’ın vefatıyla birlikte vahiy tamamlandığı

İçin ayetleri ve sureleri Cibril işaretiyle tertip edilmiş.Fakat bir cilt halinde yani Mushaf şeklinde değildi.Çünkü vahiy gelmekte devam

Ediyordu vahiy devam ederken .ayet ve sureler Mushaf halinde toplanamazdı.peygamberin vefatından sonra yani vahiy tamamlandıktan

Sonra tamamlanan Kur’an ayet ve sureleri bir cilt haline getirilebilirdi.Böylece Kur’anın toplanmasını iki devrede inceleyebiliriz.

 


a- Peygamber hayatta iken ayet ve sureler,vahiy işaretiyle tertip üzere yazıldı,okundu,ezberlendi ve yaygın biçimde öğretildi.

Fakat .Bu günkü gibi iki yaprak arasında toplanmadı.yani Mushaf haline getirilmedi..

 

b-Hz.Abu Bekrin hilafeti zamanında Kur’an, resmen yazıldı ve bir yere toplandı.iki sahife arasında toplandı yani Mushaf

haline getirildi.Peygamberin vefatından sonra dini ve siyasi fitneler çıktı. Ebu Bekir(r.a),bu fitneleri yatıştırmak için bir takım ordular gönderdi.

Yemame muharebesinde yetmiş kadar hafız şehit oldu.Bunun üzerine Hz.Ömer,hafızların azalmasından endişe duyduğunu,Kur’anın bir an

Önce toplanmasını,bir Mushaf haline getirilmesini Hz.Ebu bekire teklif etti.Ebu Bekir,hafız Zeyd ibni Sabiti çağırdı .Ömerin teklifini anlattı.

Önce peygamberin yapmadığı bir şeyi biz nasıl yaparız dediler . Fakat uzun istişarelerden sonra Ömerin teklifi kabul edildi.

Devlet başkanı Ebu Bekir’in emri üzerine Zeyd bin Sabitin başkanlığında hafızlardan oluşan yetmiş kişilik bir komisyon kuruldu.

Bu komisyon üyeleri,Kur’anı peygamber huzurunda yazan,ezberliyen ve dışarıda eğitimini yapan kişilerdir.Bu komisyon üyelerinin hepsi

Hafız olduğu halde ilan ederek kim vahyi(Kur’anı) peygamberden yazdı ve ezberlediyse yanındaki yazılı Kur’anı ,peygamber huzurunda

Yazdığına dair iki de adil şahitle getirsin dediler.Kur’an-ı Kerimi resülullah’ın huzurunda yazıp ezberlediklerine dair iki adil şahitle Sahabe,

Bu komisyona müracaat etti.ve yazılı Kur’anı şahitlerle birlikte takdim ettiler.Kur’an- Kerim,bu ince tetkik neticesinde Ebu Bekir zamanında

bir Mushaf haline getirildi.Kur’anın tamamı komisyon üyelerinin ezberinde ,şahitleriyle yazılı Kur’anı getirenlerin de ezberinde olduğu

halde bu usule baş vuruldu.Kafalarda en küçük tereddüt kalmadı.Bu toplama peygamberin vefatından altı ay sonra oldu.

Hz.Ebu Bekir devrinde Mushaf haline getirilen Kur’an-Kerim , O’nun vefatı üzerine Hz.Ömer’e tevdi ve emanet edildi.Ömer de vefat edince

O Mushaf, müminlerin annesi peygamberimzin hanımı ,Ömerin kızı Hafsaya bırakıldı.Hz.Osman Halife olunca istişare heyetleri oluşturdu.

Hz. Hafsada mahfuz tutulan tek nüsha Kur’an- ı Kerimi getirtti.Zeyd ibni Sabit,Abdullah ibni Zübeyir,Sait ibni As ve Abdürrahman bin

Harisin oluşturduğu komisyon,imla ihtilaflarını ortadan kaldıracak incelemeleri yaptı.Hz .Osman’ın emriyle Kureyş lehçesi üzerine

Kur’an-ı Kerim yazıldı.Ve nüshaları çoğaltıldı.Beş veya yedi nüsha olarak.Bu nüshalardan birer adet belli İslam ülkelerine gönderildi :

Küfe,Basra,Şam,Mekke,Yemen ve Bahreyn’e.İslam dünyasında bu güne kadar Osman nüshaları okuna gelmektedir.

 


Aziz Okuyucu!

Bu gün dünya coğrafyası üzerinde yaşayan bir buçuk milyar İslam aleminde nereye gidersek gidelim Kur’an-ı Kerim ayet ve sureleri

Tertipleri aynıdır.O Kur’an,tevatür yoluyla emin ellerde koruna gelmiştir.En küçük bir noktasına ve harekesine bile el sürülememiştir.

Kendinden önceki kitapların(Tevrat,Zebur ve İncilin) uğradığı tahrif ve tebdil akıbetine uğramamıştır.Çünkü O’nun sigortası;Kainatı

Yaratan,idare eden ve O’nu indiren Allah’ü Zül celaldedir.Bu korunma O’nun mucize oluşunun en büyük örneğidir.

“Kur’an-ı Kerimi kesinlikle biz indirdik;elbette O’nu yine biz koruyacağız.”(HICIR SURESİ AYET: 9)

Kur’anın feyzi üzerinize olsun.

 

→ Yazarimizin diger yazilarini görmek icin tiklayiniz