| SANA DİLEKCEMDİR EY “EN SEVGİLİ”! |
|
|
|
| Pazartesi, 22 Şubat 2010 00:19 |
|
Ey “En Sevgili” sana gelmenin, seninle tanışmanın, konuşmanın mutlaka bir yolu olmalı. Sana muhabbetim gönüldendir. Sana karşı olan aşkım dünyalık aşklarımın çok üstünde, hatta bu dünyalık aşklardan bahsetmek benim aczi yetimin bir ifadesidir. Sevgili seni tanımaya, anlamaya ne kadar ihtiyacım var. Tanıdıkça, anladıkça dünyam aydınlanıyor, ufkum genişliyor. Güzellikleri seninle paylaşmak, aşkı seninle tatmak, sevdanla yanmak beni kül etmiyor, bilhassa yeşertiyor, canlandırıyor. Çünkü bu aşkta kurtuluş, selamet, rahmet ve hayat var. Sana olan aşkım beni Hakka götürüyor. Ömrümü bereketlendiriyor, ufkumu aydınlatıyor. Ey “En Sevgili” seni tanıdıkça bazı şeyler çok kıymetli, bazı şeyler ne kadar basit ve değersiz. Sen bir nevi değer ölçüsüsün. Değerlerin varlık sebebisin. Senin tarafın, yoldaşın, aşığın olmak ve safında bulunmak, izini sürmek ne büyük bir mutluluktur. Ey “En Seçilmiş Sevgili” âşıklar kıskanç olur, bende çok kıskancımdır, bazı sevgiler paylaşılmaz, ama sen başkasın, en büyük sermayem senin sevginde birleşmektir. Senin sevgin rahmettir, berekettir, her seven için kurtuluştur. Ey “En Sevgili” bu senin sevgin, çorak gönülleri yeşertti, karanlık ruhları aydınlattı, kumlara gömülen kız çocuklara hayat oldu, zulüm altında inleyen kölelerin hürriyet meşalesi oldu, zalimlere karşı mazlumların kalkanı, sığınağı oldu, yoksulun yanında ve onunla lokmanı paylaştın, bize hayat oldun. Senin sevgin ahlaksızlığı, vurgunu, soygunu, sömürüyü, faizi, kan davasını, zulmü ayaklar altına almıştır. Ey “En Sevgili” sana bir arzuhal (mektup) yazmak, halimizi hal lisanıyla anlatmak, manevi iklimine sığınmak ve dertleşmek istiyorum. “Sevgili” Dünyamız yine cahiliye yıllarını aynen yaşıyor, neresinden başlayacağımı bilemiyorum, öğle bir rezil dünyada yaşıyoruz ki zulüm Kaf dağına taht kurmuş tepeden bizi eziyor. Eskiden Camileri Rus, Cin, Bulgar, Sırp vs. yakar, yıkardı şimdi ise Amerika’nın işgal ettiği ve karıştırdığı yerlerde yine camiler bombalanıyor, bedenler parçalanıyor. Irak’ta yapılanlar zalim Saddam’ın zulmünü çoktan aştı, gerçi ha Saddam, ha Bush veya Şaron, Netanyahu, Hüsnü Mübarek vs. hepsi “ruh kardeşleri”, Bu zalimler hangi dinden, hangi milliyetten olduklarını söylerse söylesinler bunların ruh yapıları birdir. Allah zalimleri sevmez. Gerçi bizim memleketimizde ne gaddar, hak, hukuk tanımaz zalimler gördü. Ey “En Sevgili” zulmün hâkim olduğu yerlerde seni daha çok arzuluyoruz. Sen olsaydın Gazze de bu zulüm olmazdı, İsrail yakıp yıkamazdı. Filistinli bombalanmış evlerde, Haitili yıkılmış harabeler altında, Afganlı dağlarda tutsak, Afrikalı kara derili insanlar, derilerinden dolayı horlanmaz, açlıktan ölmez, zulüm dünyaya bu kadar hâkim olmazdı. Senin hayatının hâkim olduğu yerde çocuklar evlerinden kaçırılıp parça, parça edilip ciğeri, kalbi, böbreği satılmazdı. Yoksul ülkelerin insanları mal gibi kullanılamayacaktı. Kadın bedenleri, uzak doğulu küçük kız çocukları pazarlanmayacaktı. Kimlik, kişilik, hak, hukuk, din, dil ve değerler korunurdu, ırkçılık, zulüm, ahlaksızlık, sömürü, haksızlık olmazdı. Çocuklar dilendirilmez, miting malzemesi olarak kullanılmaz, sevgiden uzak tutulmazdı. Ey “En Sevgili” senin ilkelerin, ahlakın, öğretin, sana gönderilen yüce “Kelam” hâkim olsaydı dünya güllük, gülistanlık olurdu, analar ağlamazdı, çocuklar yetim kalmazdı, yuvalar yıkılmazdı, sevgi tavan yapar dünya aydınlanırdı. Ey “Seçilmiş” “En Sevgili” sen bir başkasın. Ne mutlu senin âşıklarına. Ne mutlu derdini seninle paylaşanlara. Sana selamlar olsun ey “En Sevgili.” 17 / 02 / 2010 Maasmechelen (B) |
Fikir Platformu
|
İMANI COŞTURAN RAHMET AYI “RAMAZAN” |
| Selahattin SAYGIN | |
|
RAMAZAN VE AVRUPA‘ DA YANKILARI |
| Yakup TUFAN | |
|
EVET... EVET... EVET ARKADAŞLAR..! |
| Hidayet KAYAALP | |
|
Avrupa’da Ramazanlaşmak |
| Mahmut AŞKAR | |
|
YAZIKLAR İSRAİL’E |
| Yusuf POLATOĞLU | |
|
İSRAİL’İN GÜCÜ |
| Orhan ARAS | |
|
‘’Beyaz Hüzün'e ‘’Merhaba Olsun’’ |
| Nurdoğan AKTAŞ | |
|
Populizmin Çocuğu Sarrazin |
| Muhsin CEYLAN | |
|
Kazanın Dibinde Kalmaya Daha Ne Kadar Kalmaya Devam Edeceğiz ? |
| Dr. Latif ÇELiK | |
|
İNSANİ İLİŞKİLER |
| Seyfettin TAŞKIN | |
|
Almanya’daki Türkler |
| Ramazan ÖZDEMİR | |




