Referans Referans Referans Referans


Yükselişe Geçen ve Gelişen “Büyük Türkiye”

Hayatının 40 yılını Batı Avrupa da geçirmiş birisi olarak, yıllardır Türkiye hasretiyle yandık ve çile çektik. Gurbet hayatımızın bizlere getirileri de oldu, bizden götürdükleri de oldu. Batı Avrupa ülkelerini vatan edinenlerimiz olsa bile, Ana vatanımız bizim hayal dünyamız, güven ve dayanağımız, Cennet Vatanımızdır. Sadece bizden evvel yaşayanlarımızın hatıralarının yaşadığı yurt değil, taşıyla, toprağıyla, deresiyle, karlı dağlarıyla, mümbit ovalarıyla, çağlayan pınarları, coşan nehirleriyle, imanımızın ses getirdiği, gönül dünyamızın billurlaştığı, imanımızın coştuğu gök kubbeli ve sema ya yükselen minarelerimiz ve Ezanımız, Atalardan bize intikal eden, asla vazgeçemeyeceğimiz mirasımızdır.

Al Bayrağımızın dalgalandığı, günde beş vakit Allah’ın adıyla başlayıp ve Resulünün yolunda, insanlığı kurtuluşa çağıran, gerçek kurtuluşu Yaratanın divanına duruşta, Ezanın çağrısında bulan asıl vatanımızdır. Türk Milleti kökü mazide olan ve geleceğe dönük hedefleri olan büyük bir millettir. Bu ruh Türk Milletinin her ferdinde vardır. Anavatandan ne kadar uzak olursak olalım, bu bizim genlerimizde olan değerlerdir. Bu ruhun yıllarca mücadelesini vermiş, kimliğini, kişiliğini korumuş birisi olarak Anavatana döndüm. Bir evvelki yazımda, gördüğüm eksikleri yazdım. Şimdi şahit olduğum bir kısım güzellikleri sıralamak istiyorum.

Türkiye de daha evvel şahit olmadığımız güzel şeylerle karşılaşmamız bizleri hem sevindiriyor ve de heyecanlandırıyor. Karşılaştığımız asker ve bilhassa Polislerin tavrı oldukça kibar. Karakollar korkulacak yer olmaktan çıkmış, güvenilir dost sığınağı olmuş. Günlerce süren ve eziyete dönüşen tapu işlemleri birkaç saat içinde bitiriliyor. Gaz, elektrik, su, telefon bağlantıları kısa bir zaman için de yerine getiriliyor. Devlet dairelerinde lüzumsuz evrak talepleri ciddi şekilde azalmış. Eski alışkanlıklarını sürdüren, “Asık surat, çatık kaş” olmakta kararlı memurları görmek mümkün. Buna rağmen medeni, hoşgörülü, insana hizmet etmeye arzulu görevlileri de her yerde görmek mümkün.

Türkiye’nin bir başından, bir başına yapılmış çok güzel yollar. Tüneller, dinlenme alanları, nehirler üzerinde görkemli köprüler görülmeye değer. Güzelleşen şehirler, Parklar, Mesire yerleri, Cevre düzenlemeleri, ağaçlandırmalar, Belediyelerin vatandaşa sunduğu değişik hizmetler. Bu hizmetlerin içinde Vatandaşın cenazelerine gösterilen ilgi ve hizmetler, özürlü ailelere yapılan yardımlar, yoksullara birçok koldan yapılan yardımlar, vatandaşların temizlik noktasında ki duyarsızlığına rağmen, Çevre temizliliğine tam puan vermek mümkün. Hele İstanbul çiçekler şehri olmuş. Yetersiz olmasına rağmen, her semtte küçük çaplı parklar, yürüme alanları, çocuk salıncaklar, voleybol, basketbol, mini futbol sahaları, meydan düzenlemeleri sevindirici gelişmeler.

Aşağı yukarı hangi ilimize gidilirse gidilsin her ilimize uçakla gitme imkânı var ve her havaalanına günlük en az 5-6 uçak inip, kalkıyor. Çok sayıda ilimize yüzme havuzları, spor tesisleri kurulmuş, yeşil futbol sahaların sayısı devamlı artıyor. Çim sahalar, statlar ayrı bir güzellik.

Uzayıp giden Otoyollar, gelişen Yeni Hızlı Tren ağları, Denizlerin altından ve üstünden geçen yollar gelişmenin bir başka yönü.

Engellilere, yaşlılara verilen destek günden, güne arttığına şahit olmak mümkün. Hayvanlara daha bir hoşgörü ile bakılıyor. İnancım ve hislerin bana şunu gösteriyor ki, geleceğin daha iyi olacağıdır. Mevla’m memleketimize ve insanımıza daha güzel günler göstersin.

17.01.2015, Kurtköy-İstanbul



YAZARIN DİĞER YAZILARI